TÜRKÇE KONU ANLATIMLARI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TÜRKÇE KONU ANLATIMLARI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Şubat 2020 Çarşamba

SEBEP-SONUÇ CÜMLELERİ

                                                     SEBEP-SONUÇ CÜMLELERİ
       
      Bir olayın veya durumun sebepleriyle anlatıldığı cümlelere sebep-sonuç cümleleri olarak adlandırılır.Sebep-sonuç ilişkisi kurarken “için, çünkü, bunun nedeni, bu yüzden, bunun sonucunda, dolayısıyla” gibi ifadeler kullanır.Sebep – sonuç bildiren cümleler “Neden?, Niçin” sorularına cevap verir.


Örnek : Hava soğuk olduğu için sinemaya gidemedim.
Sebep: Havanın soğuk olması Sonuç: Sinemaya gidememek.
                                             MİNİ TEST
1. Aşağıdakilerden hangisinde sebep - sonuç anlamı yoktur?
A) Başı ağrıdığı için doktora gitti.
B) Uzun süre bilgisayara baktığından dolayı gözleri bozulmuş.
C) bu resim çok güzel olmuş.
2. Aşağıdaki cümlelerin hangisi sebep – sonuç cümlesi değildir?

A) Market kapandığı için süt alamadım.
B) Size gelemedim çünkü ödevlerim vardı.
C) Kütüphanedeki kitapların sayısı tahminimden de çokmuş.

3. Aşağıdaki cümlelerden hangisine ''neden? '' sorusunu sorarsak cevap alamayız?
A) Odunlar yaş olduğundan dolayı sobayı yakmayı başaramadı.
B) Parası yetmediğinden istediği kitabı alamadı.
C) Her akşam eve dönerken aynı kedi yavrusunu görüyorum.

4. Hangi cümlede altı çizili kısım cümlenin sonuç bölümünü doğru göstermektedir?
A) Parka gelemedim çünkü arkadaşım bize geldi.
B) Parka gelemedim çünkü arkadaşım bize geldi.
C) Parka gelemedim çünkü arkadaşım bize geldi.

5."Ödevini zamanında yapmadı...................annesi ona kızdı." cümlesinde noktalı yere hangisi gelir?
A) için          B) çünkü           C) bu yüzden






5 Haziran 2013 Çarşamba

Noktalama İşaretleri

NOKTALAMA İŞARETLERİ

1)NOKTA (.):
a)Tamamlanmış cümle sonlarında kullanılır:
*Gözlerin gözlerime değince felaketim olurdu ,ağlardım.
*Beni sevmiyordun,bilirdim.
b)Kısaltmalardan sonra kullanılır:
* vb. *Prof. *Dr. *Cad. *Alm. *Ar. İng.
c)Sıra gösteren rakamlardan sonra “-inci” eki yerine kullanılır.
*Senin çocuk 1. sınıfta mı okuyor.
*Dün 25. yaşıma bastım.
d)Tarihlerin yazılışında gün,ay ve yılı gösteren sayıları birbirinden ayırmak için konur:
*21.03.1978 *29.X.1925
e)Saat ve dakika gösteren sayıları birbirinden ayırmak için konur:
*Yarın 08.45’te gideceğim.
2)VİRGÜL (,):
a)Yazıda sıralanan eş görevli sözcükler ya da söz gruplarını ayırmada kullanılır:
*O kitabı aradım , buldum.
*Fırat,Dicle önemli nehirlerimizdendir.
*Çalıkuşu’nu ,Huzur’u ,İntibah’ı okudun mu?
*Kitabı açtı ,birkaç sayfa çevirdi , yüksek sesle okumaya başladı.
*Yakında yine bahar gelecek, ağaçlar çiçek açacak ,kediler damlara çıkacak.
b)Anlama güç katmak için tekrarlanan sözler arasına konur:
*Oğlunu , kadersiz oğlunu bir daha göğsüne bastı.
*Akşam,yine akşam ,yine akşam
c)Hitaplardan sonra kullanılır:
*Sevgili Kızım, *Değerli Öğretmenim, * Saygıdeğer Müdürüm,
d)Yüklemden uzak kalmış özneden sonra konur:
*Ahmet Haşim, şiirde anlamın kapalı olmasına ve musikiye önem vermiş bir şairimizdir.
*İşte bu adam, Türkiye’yi pislikten kurtaracak tek adamdır.
*Tatlılar,kalorisi fazla ;fakat vitamini az besinlerdir.
e)Cümlede vurgulanmak istenen ögelerden sonra konur.
*Yarın,buraya geleceksin ve bu işi çabucak bitireceksin.
f)Anlam karışıklığına meydan vermemek için adlaşmış sıfatlardan sonra kullanılır:
*Genç, adama ters ters baktı.
*Hırsız, çocuğu kovaladı.
*Yaralı, kadının yüzüne bakıyordu.
*İhtiyar, adamın suratına tükürdü.
g)Bazı cümlelerde anlam karışıklığını önlemek için kullanılır:
*Oku; adam ol baban gibi ,eşek olma.
*Siz de kazançlı çıkmak istiyorsanız benim gibi, hanımları alışverişe gönderin.
ğ)Bir addan önce gelen zamirlerden sonra kullanılır:
*O, şiiri niçin ezberlememiş?
*O ,güzel günlerine yeniden dönebilse.
*Bu, kadını bir daha görmemiş.
*Şu ,bahçeye dikilecekmiş.
h)Arasözlerin başında ve sonunda kullanılır.
*Bu büyük komutanı, Atatürk’ü ,saygıyla anıyoruz.
*Bu yöre, Sibirya ve çevresi,alabildiğine soğuktur.
*Örnek olsun diye, örnek istemez ya, söylüyorum.
*Bir kuş, bir çiçek, bir böcek ,ne bileyim ben, her şey onun ilgisini çekiyordu.
*Ben de Ankara’da, o güzelim başkentte, beş yıl kaldım.
I)Yazıda tırnak içine alınmamış aktarma cümlelerin sonunda tırnak işareti yerine kullanılır:
*Minareyi çalan kılıfını hazırlar, diyordu.
*Artık sevmeyeceğim,dedi.
i)Cümle başında kullanılan “evet,hayır,yok,yoo,peki,tamam,hayhay,olur,
haydi,elbette…” gibi sözcüklerden sonra kullanılır:
*Hayır, bu işi sevmedim. *Evet, yarın sınavsınız. *Yoo,işte bunu yapamam, dedi.
3.NOKTALI VİRGÜL(;):

4 Haziran 2013 Salı

ZAMİRLER (ADILLAR)

KAFANIN KARIŞMASINA GEREK YOK. ADLARIN YERİNE KOY YETER...

ZAMİRLER (ADILLAR)

Kişi, soru, belirsizlik ve gösterme kavramı taşıyarak adın yerine kullanılan sözcüklere "zamir" denir.

Ad kökenli oldukları için ismin aldıkları tüm ekleri alırlar.

1-Kişi Zamirleri :

Ben, sen, o, biz, siz, onlar

Dikkat : Türkçe’de kelimelerin kökü ek aldıklarında değişime uğramaz ancak kişi zamirlerinden “ben ve sen” ismin “-a” halinde “bana, sana” olurlar.

2-İşaret Zamirleri : Bu, şu, o, bunlar, şunlar, onlar

3-Soru Zamirleri : “Kim – ne “(kim, ne, nereye, kaçı, hangisi)

4-Belgisiz Zamirler : Bazısı, bazıları, kimisi, çoğu, hiçbiri…

5-İlgi Zamirleri : “-ki” ( Benimki, onunki…)

Dikkat : “Kendi” sözcüğü de “dönüşlülük zamiri” olarak kullanılabilir ve adın aldığı ekleri alır.

Kendime ait bir dükkanım var.

Sıfatların Adıllaştırılması (Zamirleştirilmesi)

O kitap henüz gelmedi. (İşaret sıfatı)

O henüz gelmedi. (“o” sözcüğü kitabın yerine kullanılan zamirdir.)

Boşlukları uygun zamir veya sıfatı yazınız.


Ben yarın gelmiyorum. O (işaret sıfatı)

O kitap geldi. Ben (kişi zamiri)

…öğrencide iş var. -ki, -ki

…çalışmıyor. kaçıncı

Benim…,senin…nden daha renkli Bu

…dişleri var. Tertemiz

…sabah geç kalıyor. bazılarını

Çarşaflar……… bembeyaz

Annem……çöpe atmış kimileri

…gözleriyle ağlıyor. onlar

…lira yeter mi hiç? ufacık

…sınıftasın? biner

ZAMİRLER (ADILLAR)

KİŞİ ZAMİRLERİ :


TEKİL
ÇOĞUL
Söz söyleyen
Ben
Biz
Söz söylenen
Sen
Siz
Kendisinden söz edilen
O
Onlar

DİKKAT!

1. Kişi zamirleri hâl eklerini alırlar.(yalın , -i , -e ,-de , -den )

Bize, bana, beni, bende, benden...........

2. Kişi zamirleri ad tamlamalarında tamlayan olurlar.

Benim kitabım, senin okulun, onun defteri............

3. Kendi sözcüğü de kişi zamiri sayılır: Yurdun her köşesini kendi evimiz, kendi evimizdeki her şey gibi benimsemek lâzımdır.

4. Kendi kelimesi ad tamlamalarında tamlayan olarak kullanılır.

Kendi işim, kendi işi, kendi işimiz.............

5. Adın –e halinde kişi zamirleri farklı biçimlere girerler: Bana, sana, ona

6. Kişi zamirleriyle yapılan tamlamalarda bazen tamlanan sonundaki ekler söylenmez.Benim kalemim ® benim kalem.Yalnız 3.tekil ve çoğul Kişi zamirleriyle yapılan tamlamalarda tamlanan eki kaldırılamaz.Onun kalem,onların okul denemez.

İŞARET ZAMİRLERİ :

İşaret edilen adın yerine kullanılan zamirlere denir. İşaret zamirleri bu,şu,o;bunlar,şunlar,onlar. Bu sözcükler aynı zamanda işaret sıfatıdır.İşaret sıfatıyla yapılan tamlamada ad düşünce, sıfatlıktan çıkar ve zamir olur.

Bu kitap güzeldir:sıfat Bu güzeldir:zamir

O okul yeni açıldı:sıfat O,yeni açıldı:zamir

İşaret sıfatlarıyla varlık işaret edilir, addan önce gelir.İşaret zamirlerinde ise varlıkların söz söyleyene göre yakın, ötede veya uzakta oldukları belirtilmiş olur,

Kuş belli ki onun elinden yem yemeğe alışmış, gagasını uzatıyor.Çocuk bundan istifade ederek onu tutmak istiyor.

Birinci cümledeki “o” çocuğun adının yerini tuttuğu için kişi zamiri.İkinci cümledeki “o” ise kuş isminin yerini işaret ederek tuttuğundan işaret zamiridir. “Bundan” sözcüğü ise “kuşun eylemi” yerine geçtiğinden işaret zamiridir.

İşaret zamirleri hâl eklerini alırlar ve ad tamlamalarında tamlayan olurlar.

“Bunun yerine sen gel.” “Onun bıraktığı yerden başlamalı.” “Bana sor.”

BELGİSİZ ZAMİRLER :

Sayıca belirsizlik bildiren zamirlere denir.Belgisiz zamirlerin en çok kullanılanları şunlardır: Bazısı , biri , birçoğu , birisi , çoğu , başkası , pek çoğu , her biri , diğeri , birkaçı, hiçbiri,hiçbirisi , kimse , hepsi , kimi , böylesi , birtakımı , herhangi biri , öbürü , ötekisi , kimi , kimisi , topu , bütünü , tümü , başkaları , filân , falan , öylesi , şöylesi , herkes , öteki , beriki , birazı , insan , adam , şey , her şey ,hepimiz , kimler ...

DİKKAT!

1. Belgisiz adıllar hem tamlayan hem de tamlanan olurlar.Fakat daha çok tamlanan olurlar ve bir ad gibi kullanılırlar : Köyün evleri(nin) hepsi kamıştan, sazdan yapılmıştı.

Tamlayan + Tamlama Eki + Tamlanan = Zincir. İs. Tam.

Yaşlı köylü , kimse(nin) yüzüne bakamadan söylendi.

Tamlayan +Tamlama Eki +Tamlanan =Belirtili Ad Tamlaması

2. Belgisiz adıllar ad durumu eklerini alırlar : Kimseden kimseye hayır yok.

Kimsenin ahı kimsede kalmaz.

3. Belgisiz adılların kimi kez ilgeçlerle kullanıldığı da olur :Biri gibi , birçoğu gibi , başkası için , adam için , herkes için , herkes gibi , hepsi için , başkası kadar , adam gibi .

4. Belgisiz adıllar iyelik eklerini alırlar : Annem benim her şeyimdir .

ÖRNEKLER :

Güvenilir köydü ama kimler yoktu ki aralarında.

Öyle bir konuşuyorlardı ki kimse kimseyi dinlemiyordu.

Her şeyin yokluğu yokluktur.

İnsanın adı çıkacağına canı çıksın.

Bazıları hep benim dediğim doğru derler.

Adamın hiç dostu yokmuş.

Falanla konuş , filândan uzak dur diyordu.

SORU ZAMİRLERİ :


Soru sorulan adın yerine geçen eklerdir. Soru yoluyla varlık ve adların yerini tutarlar. Bu sözcüklerin yanıtı yine bir adıl ya da addır. Bütün adıllar gibi ad soylu sözcüklerin bütün özelliklerini taşırlar.Hem tamlayan hem de tamlanan olurlar.İyelik ve ad durumu eklerini alabilirler.Çoğul eklerini alabilirler.En çok kullanılan soru adılları şunlardır : Kim , kimi , kimin , kime , kimde , kimden ,ne , neyin , neye ,neden , nesi ,kaçı , kaçıncısı , kaçıncıdan , kaçıncı , kaça , kaçta , kaçtan , kaçıncıya , hangisi , hangisine , hangisinde , hangisinden , hangileri , hanginiz , ne kadar , neyi , nerede ...

Çiçekleri kim kopardı ? Burada ne arıyorsun ? Kimdi bu ? Neydi bu ?

DİKKAT!

1. Soru sıfatları soru zamiri olurlar : Hangi ev ? Hangisini istersin ?

sıfat zamir

Ne kadar elma istersiniz ? Ne kadar istersiniz ?

sıfat zamir

2. Soru adılları da öteki adıllar gibi ilgeçlerle kullanılır : ne gibi , kim gibi , kimin gibi , hangisi gibi , kimin kadar , hangisi kadar , neye göre , kime göre , hangisine göre , kim için , kimin için , hangisi için ...

EK BİÇİMİNDEKİ ZAMİRLER :

İyelik Zamirleri :

Sonuna eklendikleri adlerin kime,neye,kaçıncı şahsa ait olduğunu gösteren eklere iyelik zamiri denir.

(Benim) ev-im (Bizim) ev-imiz (Benim) silgi-m (Bizim)silgi-miz

(Senin) ev-in (Sizin) ev-iniz (Senin) silgi-n (Sizin) silgi-niz

(Onun) ev-i (Onların) ev-leri (Onun) silgi-si (Onların) silgi-leri

İlgi Zamiri :

Tamlayan halindeki adlerle,aynı haldeki zamirlerin sonunda bulunan ve onlarla ilgili bir ismin yerini tutan –ki ekine ilgi zamiri denir. Eklendiği sözcüğe bitişik yazılır.


YALIN TAMLAYAN HALİNDE İLGİ ZAMİRİ

Özel Ad : Orhan Orhan’ın Orhan’ınki

Kişi zamiri : Ben Benim Benimki

İşaret zamiri : Bu Bunun Bununki

Ad : Ev Evin Evinki

Zamir “n”si :

Bir iyelik eki ile bir ad durumu eki arasında bulunan “n” ekine zamir “n” si denir.

Oku – duk – u – n - u > okuduğunu


Ey.Kökü. Ey.Ad. 3.t.iy. Zam.n’si Bel.ad.dur.eki

Dalışını < dal - ış - ı - n - a

Ey.kökü Ey.Ad 3.tek.iy. Zam.n’si Yön.ad dur.eki 
 
kaynak:http://www.bilkent.edu.tr/~ahuunsal/dilbilgisi/zamirler1.htm
 

FİİLLER (EYLEMLER)

KELİME(SÖZCÜK): Cümlenin anlamlı en küçük birimine ya da bazen tek başına anlamı olmadığı hâlde (edatlar) cümle içinde anlam kazanan anlatım birimlerine kelime (sözcük) denir.

Kelimelerin belirli bir düzen içerisinde bir araya getirilmesi sonucu insanlar arasında anlaşma sağlanır.
Bunu, dağınık hâldeki kelimelerle bir cümle kurarak görelim.
"anlaşma, ara, ara, belirli, bir, bir, düzen, getiril(mek), içeri, insanlar, kelimeler, sağlan(mak), sonuç"
"getirilmesi düzen arasında sağlanır sonucu bir araya belirli kelimelerin bir içerisinde insanlar anlaşma."

KELİME ÇEŞİTLERİ

Kelimelerin anlam ilgilerine, aldıkları çekim eklerine ve cümledeki görevlerine göre ayrıldıkları sınıflara kelime türleri (çeşitleri) denir.
Kök yönüyle Türkçede iki çeşit kelime vardır: İsim ve fiil
İsimler, cümlede üstlendikleri göreve göre alt başlıklara (türlere) ayrılırlar: "isim, sıfat, zamir, zarf, edat, bağlaç, ünlem"
İsim kökleri, varlık ve kavramları karşılarken, fiil kökleri, kılışları, durumları ve oluşları karşılar.
Bunlardan isimler ve fiiller anlamlı kelimelerdir.

FİİLLER

Seyredilecek bir şey ve dinlenilecek bir hikâye yoksa, hayat çoğu zaman bir sıkıntıdır. Çocukluğumda bu sıkıntıya karşı ya radyo dinlenirdi ya da pencereden dışarıya, sokağa, gelip geçenlere, karşı apartman dairelerinin içine bakılırdı. O zamanlar, 1958'de Türkiye'de daha televizyon yoktu. Ama "yok" denmez, tıpkı İstanbul sinemalarında gösterilmesi üç-beş yıl alan Hollywood'un efsane filmlerinden söz ederken yapıldığı gibi "daha gelmedi" denirdi iyimserlikle.

Pencereden bakmak öylesine temel bir alışkanlıktı ki, televizyon Türkiye'ye geldiğinde ona pencereden dışarı bakar gibi bakılmaya başlandı. Babam, amcam, babaannem pencereden bakarken yaptıkları gibi, televizyon seyrederken de birbirlerinin yüzüne hiç bakmadan konuşup kavga ederler, tıpkı pencereden dışarı bakarken yaptıkları gibi gördüklerini birbirlerine anlatırlardı.
"Bu gidişle bu kar iyice tutacak." derdi meselâ halam, sabahtan beri atıştıran kara pencereden bakarken.
"Yine o kâğıt helvacı geldi Nişantaşı'nın köşesine!" derdim ben de öteki pencereden tramvay caddesine bakarken.
Pazarları amcamlar, halamlar ve biz aşağı katlardaki dairelerden yukarıya, babaannemin katına çıkar, öğle yemeklerini hep birlikte yerdik. Pencereden bakıp yemeğin sofraya konmasını beklerken, orada annemler, yengemler, amcamların kalabalığı içinde olmaktan öylesine mutlu olurdum ki gözümün önünde, arkamı döndüğüm büyük salon, hazırlanmakta olan uzun yemek sofrasının üzerindeki kristal avizenin soluk lambaları canlanırdı. Babaannemin salonu bütün öteki katlar gibi yarı karanlık olurdu, ama bana bizim katlardan daha da karanlıkmış gibi gelirdi. Hiç açılmayan balkon kapılarının kenarlarından korkutucu gölgelerle sarkan tüller ve perdeler yüzünden belki. Belki de sedef kakmalı paravanalar, eski sandıklar, lenduha masalar, sehpalar, üzeri çerçeveli fotoğraflarla dolu kuyruklu bir koca piyano ve diğer eşyalarla tıkış tıkış doldurulmuş havasız odalar sürekli toz koktuğu için öyle gelirdi bana. (Orhan Pamuk; Pencereden Bakmak)
Tanım
Yukarıdaki parçada koyu yazılmış kelimeler, kök itibariyle fiil soylu kelimelerdir.Bunlardan bir kısmı hangi şahsın ne zaman ne yaptığını, yapmakta olduğunu ya da yapacağını göstermektedir.
denirdi, başlandı, tutacak, çıkar...
İşte bu şekilde, varlıkların yaptıkları veya etkilendikleri işleri, hareketleri, oluşları, kılışları, durumları zamana ve kişiye bağlı olarak anlatmada kullanılan kelimelere fiil denir.
Fiiller dilin temel kelimeleridir.
Fiiller mastarları ile isimlendirilirler. Mastar fiil kök veya gövdesinin "-mEk, -mE, İş" eklerini almış hâlidir. Bu ekler atıldığında geriye sadece fiil kalır. Bu fiiller artık zamana ve şahsa göre çekimlenmeye hazırdır.
Fiil kök ve gövdelerinin, kısaca fiillerin zamana ve şahsa göre yargı bildirecek hâle getirilmesine de fiil çekimi denir.
Geldim, okumuş, yazıyor, düşünmez, biliriz, sormalısın, dinle, konuşalım...
Fiile çekimleri ikiye ayrılır:
Basit (yalın) zamanlı çekimler ve birleşik zamanlı çekimler
Basit çekimlerde sadece zaman ve şahıs ekleri vardır; ama birleşik çekimlerde zaman ekleriyle şahıs ekleri arasına birleşik zaman eki getirilir. Biz şimdilik basit zamanlı çekimleri göreceğiz. Fiil kipleri bittikten sonra birleşik zamanlı çekimleri de öğreneceğiz.
Her fiilin bir adı vardır. Fakat bu adlar, şahıs ve zaman kavramı taşımazlar. Fiillerin sonuna "-mE, -mEk, -İş" ekleri getirilerek yapılan fiil adları, bu ekler çıkarılarak çekimlenirler.
Sevme > sevdik
Kalkış > kalktı
Hoşgörmek > hoşgörelim

İSİMLER (ADLAR)

İSİMLER


A. Varlıklara Verilişlerine Göre.1. Özel İsim
2. Cins İsmi

B. Maddelerine Göre İsimler
1. Somut İsim
2. Soyut İsim
C. Varlıkların Sayılarına Göre İsimler
1. Tekil isim
2. Çoğul isim
3. Topluluk İsmi
D. Yapılarına Göre İsimler
1. Basit İsim
2. Türemiş isim
3. Birleşik İsim
a. Bitişik Yazılan Birleşik İsimler
b. Ayrı Yazılan Birleşik İsimler
İsimlerde Küçültme.
İsmin Hâlleri
1. Yalın Hâl (Nominatif)
2. Belirtme (Yükleme) Hâli
3. Yönelme Hâli
4. Bulunma Hâli
5. Ayrılma (Uzaklaşma, Çıkma) Hâli
6. Eşitlik Hâli
7. Vasıta Hâli
8. İlgi Hâli (Tamlayan Hâli)
İsim Tamlamaları
Sınav sorularında ve dil bilgisi anlatımında "tür, görev, tür ve görev" kelimeleri aynı şeyi ifade eder. Türkçe'deki kelimelerin tür ve görev yönünden özelliklerini aşağıdaki şekilde gösterebiliriz:

TÜR VE GÖREV BAKIMINDAN KELİMELER

İSİM SOYLU KELİMELER FİİL SOYLU KELİMELER
A. Tam Anlamı Olanlar 1. Fiil
1. Tek Başına Görev Üstlenenler 2. Fiilimsi
- İsim (Ad) a) İsim-fiiller (Ad-Eylem)
- Zamir (Adıl) b) Sıfat-Fiiller (Ortaç)
c) Zarf-Fiiller (Bağ-Fiil,Ulaç)
2. Başka Kelimelerle Birlikte Görev Üstlenenler
- Sıfat (Önad)
- Zarf (Belirteç)
B. Tam Anlamı Olmayanlar
- Edat (İlgeç)
- Bağlaç
- Ünlem
Yukarıdaki şekilden de anlaşılacağı gibi Türkçe'de dokuz çeşit kelime vardır. Bunlardan yedisi isim soylu, ikisi fiil soyludur.

İSİMLER (Adlar)

Tanım:Canlı cansız bütün varlıkları, kavramları, hatta fiilleri de karşılayan, onları anmaya, tanımaya, birbirinden ayırmaya yarayan kelimelere isim (ad) denir:ağaç, su, deniz, Hasan, Anadolu, gidiş, dönüş vb.
İsimler çeşitli yönlerden sınıflara ayrılır.

A. VARLIKLARA VERİLİŞLERİNE GÖRE

İsimler ait oldukları varlığın veya kavramın eşi benzeri olup olmamasına göre ikiye ayrılır: Varlık veya kavram özelse (eşsiz, benzersiz) onun ismi de özel isim; cins ise (aynısından birden fazla) onun ismi de cins ismidir.

1. ÖZEL İSİM: Kâinatta tek olan, tam bir benzeri bulunmayan varlıkları karşılayan kelimelere denir. Bütün özel isimler (özel ismi oluşturan her kelime ve onları niteleyen, tanıtan unvanlar) büyük harfle başlar. Büyük harfle başlamazsa cins ismi zannedilebilirler.
Yavuz, Hasan, Kayseri, Acıpayam, Akdeniz, Alanya, Ulu Cami, Sultan Selim, Hatice, Küçük Ağa, Türkçe, Türk Dil Kurumu...
Başlıca Özel İsimler
1. İnsan isimleri: Ali, Meltem, Mehmet, Meral, Yasemin, Uğur, Barkın...
2. Kurum, kuruluş, müessese, makam, üniversite isimleri:Mamak Anadolu Lisesi, Yeşilay Derneği, Türk Dil Kurumu, Ege Üniversitesi, Kars Valiliği, Ankara İl Millî Eğitim Müdürlüğü...
3. Millet, kavim, din, mezhep isimleri:Türk, Türkler, Yunan, İngiliz, Çeçen, Ruslar...
Müslüman, Musevî, Hıristiyan...
İslâm, İslâmiyet, Musevîlik, Hıristiyanlık...
Hanefî, Hanefîlik, Şafiî, Alevî...
4. Dil isimleri: Türkçe, Farsça, Fransızca, Macarca, Fince, Tibetçe...
5. İl, İlçe, Semt, mahalle, cadde, bulvar, sokak isimleri:Sivas, Ankara, İstanbul, Mamak, Yenişehir, Şirinevler, Dikimevi, Atatürk Bulvarı, İvedik Caddesi, Gönül Sokak...
6. Ülke ve bölge isimleri:
Türkiye, Afganistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti...
Batı Almanya, Batı Trakya, Güney Yemen, Doğu Avrupa, Doğu Anadolu Bölgesi, İç Anadolu (Bölgesi), Ege, Marmara...
7. Kıta isimleri:Avrasya, Asya, Avrupa, Afrika, Amerika, Antarktika, Arktika, Avustralya.
8. Deniz, okyanus, göl, akar su, boğaz, geçit isimleri:Akdeniz, Karadeniz, Manş Denizi, Büyük Okyanus, Atlas Okyanusu
Van Gölü, Hazar Denizi, Beyşehir Gölü, Kızılırmak, Yeşilırmak, Sakarya, Seyhan, Fırat, Nil, İstanbul Boğazı,Panama Geçidi, Süveyş Kanalı ...
9. Dağ, tepe, ova, yayla isimleri:Elmadağ, Uludağ, Ağrı Dağı, Erciyes (dağı), Everest Tepesi, Çukurova, Konya Ovası...
"Konya Ovası, Van Gölü, Ağrı Dağı" gibi her iki harfi de büyük yazılan özel isimlere dikkat edilirse, birinci kelimenin zaten il olarak mevcut olduğu; ikinci kelime eklenince oluşan ismin o ile ait ama yeni ve özel bir varlığı karşıladığı görülür. Hâlbuki Hürriyet gazetesi, Nil nehri, Ankara şehri, Fırat nehri, Erciyes dağı gibi örneklerde birinci kelime büyük, ikinci kelime de küçük harfle başlamaktadır. Bunun sebebi bu kelimelere eklenen ikinci kelimelerle yeni bir özel isim oluşturulmuş olmamasıdır. Hürriyet zaten bir gazete adı; Nil zaten bir nehir adı; Ankara zaten bir şehir adı; Erciyes zaten bir dağ adıdır.
10. Gezegen ve yıldız adları:Merih, Mars, Jüpiter, Venüs, Küçükayı...
11. Dünya, güneş ve ay kelimeleri terim olarak (astronomi ve coğrafya terimi) kullanılıyorsa özel isim olduğu için büyük; diğer anlamlarında (gerçek, mecaz, yan, eş, deyim vb.) kullanılıyorsa cins ismi olduğu için küçük harfle başlar:
Ay'ın yakından çekilmiş fotoğrafları insanlığı pek şaşırtmıştı.
Yazın Güneş ışınları Dünya'ya dik olarak gelir.
Türkiye'nin birçok yerinde insanlar Güneş tutulmasını seyretti.
Sabahtan beri dünya kadar yer dolaştık.
Şair sevgilisinin yüzünü aya benzetir. (ayın kendisine değil, görünüşüne)
12. Kitap, gazete, mecmua, eser isimleri:Tercüman (gazetesi), Zaman (gazetesi); Nokta (dergisi), Aktüel (dergisi); Türk Dili (dergisi), Virgül; Yaprak Dökümü, Semerkant; Resimli Türk Edebiyatı Tarihi, Türk Ansiklopedisi...
13. Hayvanlara takılan özel isimler:Tekir, Karabaş, Yumoş, Minnoş, Pamuk...
2. CİNS İSMİ:Aynı cinsten olan varlıkların ortak isimleridir. Dilin temel kavramları cins (tür) isimleridir.taş, yol, ağaç, ırmak, kitap, dergi, yaprak, ev, çocuk, su, sıra, hayal, düşünce, sıla, özlem, taraf, ceza...
Başlıca Cins İsimleri
1. Vücudun bölümleri ve organ isimleri: baş, kol, el, ayak...
2. Akrabalık isimleri: ana, baba, kardeş, dayı, hala, teyze...
3. Araç, eşya isimleri: kaşık, makas, bardak, iplik, iğne...
4. Hayvan ve bitki isimleri: kedi, kartal, fındık, ceviz, kiraz...
5. Kavramlar: düşünce, hedef, zekâ, temenni...
6. İş, meslek; meslek sahibi simleri: öğretmenlik, öğretmen, avukat, işçi, memur, profesyonel, futbolcu...
7. Giyecek isimleri:ceket, ayakkabı, gömlek, eldiven...
8. Yiyecek isimleri:elma, yemek, ekmek, biber...
9. İçecek isimleri:su, meşrubat, gazoz...
10. Sayı isimleri:on, beş yüz, bir...
11. Renk isimleri:sarı, kıpkırmızı, mor...
12. Nitelik isimleri:büyük, kocaman, dairesel...
13. Zaman isimleri:ay, saat, dakika, yıl...
14. Soru. Kelimeleri:ne, kim, hangi...
Bazı cins isimlerin özel isim olarak kullanıldığı görülür:
tırmık: bir ziraat aleti.
Tırmık: bir kedinin özel adı
ozan: şair
Ozan: erkek ismi

B. MADDELERİNE GÖRE İSİMLER

İsimler, karşıladıkları varlıkların beş duyu organından herhangi biriyle algılanıp algılanamamasına göre ikiye ayrılırlar.

1. Somut İsim :Beş duyudan herhangi biriyle algılayabildiğimiz, kavrayabildiğimiz varlık ve kavramların isimleridir. Yani somut varlıkları karşılayan isimlere somut isimler denir. Bu isimler, herkes tarafından görülen, bilinen, hissedilen, cismi olan, varlığı kişiden kişiye değişmeyen varlıkları karşılarlar.

su, toprak, ağaç, ses, televizyon, rüzgâr, sarı, mavi, duman, koku...
2. Soyut İsim :Beş duyudan herhangi biriyle algılanamayan, madde hâlinde bulunmayan ve zihnimizle kavradığımız veya var olduğuna (akla, ruha, sezgiye, inanca bağlı olarak) inandığımız varlıkların isimleridir.
sevinç, şüphe, tezat, Allah, cesaret, keder, korku, aşk, melek, ruh, şeytan...

C. VARLIKLARIN SAYILARINA GÖRE İSİMLER

1. Tekil isim:Tek varlığı belirten ve karşılayan, yapıca tekil olan (topluluk isimleri hariç) kelimelerdir. kendi, ben, çocuk, kalem, defter...
Not: Tür adı olan her kelime, o türden tek varlığı anlattığı gibi; biçimce çoğullanmadığı hâlde o türün tümünü ya da bir bölümünü de anlatabilir. Bu durumda da tekil sayılırlar.
İnsan, düşünen, konuşan bir varlıktır. (bütün insanlar)
Çiçek, susuzluktan kurumuş. (herhangi bir çiçek)
2. Çoğul isim:Yapısında, anlamında birden çok varlığı barındıran, çokluk eki almış isimlerdir. Cins isimlerinin çoğulu yapılır.
onlar, evler, fikirler, merkezler, dünyalar, kuşlar, böcekler, kelebekler, arılar...
Not: Şekil yönüyle çoğul olmadığı, çokluk eki almadığı hâlde anlamca çoğul olan kelimeler vardır.
Seçmen, tercihini yarın ortaya koyacak.
Asker, sınırları bekliyor.
Genç yaşta saçı dökülmüş.
Bu cümlelerde seçmen, asker ve saç kelimeleri tekil oldukları hâlde anlamca çokluk bildirmektedirler. Bunlar, topluluk isimleri değildir.
Not: Bazı durumlarda özel isimlere de çoğul eki getirilir:
1. Aile anlamı katar; -gil ekinin yerine kullanılır, yapım eki görevinde olduğu için ayrılmadan yazılır.
Yarın Ahmetlere gideceğiz.
İzmir'e, amcamlara/dedemlere/teyzemlere gideceğiz. (burada özel isme getirilmemiş.)
Aliler bize gelecekler.
2. Benzerleri anlamı katar, kesme işaretiyle ayırarak yazılır:
Bu millet nice Fatih'ler, Kemal'ler yetiştirecektir.
Bu topraklarda ne Çaldıran'lar, ne Ridaniye'ler yaşandı.
3. Aynı ismi taşıyanları belirtir:
Sınıftaki Ali'ler ayağa kalksın.
Hüseyin'lerin hepsi buraya gelsin.
4. Abartma anlamı katar:Çalışmak için ta Almanya'lara gitti.
5. Topluluk, soy kavramı bildirir:Osmanlılar, Türkler, Yunanlar, Adanalılar, Konyalılar...
3. Topluluk İsmi:Yapıca tekil, ancak anlam bakımından çoğul olan; aynı türe dahil birden çok varlığı anlatan isimlerdir. Teklerden oluşan topluluğu, çokluğu bildiren kelimelere denir.
ordu, sürü, orman, sınıf, okul, millet...
Not: Topluluk isimleri de çokluk eki alabilir. Bu durumda aynı topluluktan birden fazla olduğu ifade edilmiş olur.Ordular, ormanlar, sürüler.

D. YAPILARINA GÖRE İSİMLER

İsimler kaç kelimeden oluştuklarına ve yapım eki alıp almadıklarına göre de sınıflandırılırlar.
1. Basit İsim:Herhangi bir yapım eki almamış, kök hâlindeki isimlere denir. Çekim eki almış hâlde kullanılabilirler. Türemiş ve birleşik kelimeler yaparken bunlara yapım ekleri getirilir.
İnsan, kelebek, gölge, yaprak(lar), kağıt(ta), kuş(u), çiçek(ler), dağ(dan), bir(de), ...
Basit isimlerimizin çoğu tek hecelidir, ama bütün basit isimler tek heceli zannedilmemeli.
Basit isimler, daha küçük ve anlamlı parçalara ayrılamazlar. Meselâ "kelebek kelimesini kel-ebek şeklinde ikiye ayırıp "kel" diye anlamlı bir kelime bulabiliriz gibi bir düşünce yanlıştır. Çünkü parça ile bütün arasında her zaman -az ya da çok-bir anlam ilgisi bulunmalıdır.
2. Türemiş isim:İsim veya fiil kök ve gövdeleriyle yansıma kelimelere bir yapım ekinin getirilmesiyle oluşturulmuş, şekil ve anlam olarak yeni isimlere denir.
İsimden türeyenler: kömürlük, kitaplık, tuzluk, başlık, kulaklık, gecelik, gençlik, insanlık, Türklük, çocukluk, hanımlık, kardeşlik, Müslümanlık, kulluk, erkeklik, bilgelik, bayramlık, kışlık, akşamlık, gömleklik, iyilik, güzellik, küçüklük, öğretmenlik, doktorluk, veterinerlik, eczacılık, arıcılık, demircilik, kılavuzluk, rehberlik...
Yansımalardan türeyenler:çıtır-tı, cızır-tı, şakır-tı, şıkır-tı, homur-tu, gıcır-tı, patır-tı
Fiilden türeyenler: gel-mek, oku-mak, ye-mek, iç-mek, çalış-mak...
yemek, çakmak, ekmek, ilmek, kaymak,
başlama, okuma, yazma, nakletme, hasta olma, danışma, sevme, inanma...
3. Birleşik İsim:Birleşik isimler, birden fazla kelimenin bir araya gelip yeni bir varlığı veya kavramı karşılayacak şekilde kalıplaşarak oluşturdukları, anlam ve şekil bakımından yeni isimlerdir.
Birleşik ismi oluşturan kelimeler arasına herhangi bir ek veya kelime giremez; girerse bu kelime grubu birleşik isim olmaktan çıkar, belirtili isim tamlaması veya başka bir kelime grubu olur.
Bu isimler anlam bakımından tam bir kalıplaşmaya uğradıkları için tek bir kelime olarak kabul edilir ve bu şekilde kullanılırlar.
Türkçe'de üç yolla birleşik isim yapılır:
Anlam kayması yoluyla
Ses kaynaşması yoluyla
Kelime sınıfı kayması yoluyla
a. Anlam kayması yoluyla:
Birincisi: Birleşik ismi oluşturan kelimelerin tamamı (genellikle iki kelimeden oluşurlar) anlam kaybına uğrar. Hanımeli, aslanağzı, katırtırnağı, devetabanı, suçiçeği, demirbaş, denizaltı, kuşpalazı...
İkincisi: Kelimelerden sadece birincisi anlam kaybına uğrar:
Adamotu, yayın balığı, ince hastalık...
Akçaağaç, akçakavak, akciğer, karabiber, alageyik... Başbakan, başyazar, başhekim...
Üçüncüsü: İkinci kelime anlamını kaybeder: Karatavuk, yer elması, karafatma...
b. Ses kaynaşması yoluyla: cumartesi, pazartesi, kahvaltı, çörotu, peki...

c. Kelime sınıfı kayması yoluyla: kaptıkaçtı, külbastı, mirasyedi, dedikodu, hünkârbeğendi, albastı, gecekondu...
örtbas, sıkboğaz, alaşağı, ateşkes, kapkaççı...
giderayak, bilirkişi, vatansever, hacıyatmaz, cankurtaran...
elverişli, rasgele, albeni, çalçene...
Buraya kadar yapılan tasnife göre her kelimenin birden fazla özelliği vardır:
Varlıklara verilişine göre : özel isim, cins ismi
Maddelerine göre : soyut, somut
Varlıkların sayılarına göre : tekil isim, çoğul isim, topluluk ismi
Yapılarına göre : basit, türemiş, birleşik
el : cins ismi; somut, tekil, basit isim
düşünce : cins ismi; soyut, tekil, türemiş isim
kitaplıklar : cins ismi; somut, çoğul, türemiş isim
ayakkabı : cins ismi; somut, tekil, birleşik isim
ordu : cins ismi; somut, topluluk ismi, basit isim
Ankara : özel isim; somut, tekil, basit isim
Çanakkale : özel isim; somut, tekil, birleşik isim.

İSİMLERDE KÜÇÜLTME

Bir varlığın, bir ismin küçüklüğü genel olarak, başına getirilen "küçük, mini, ufak" gibi sıfatlarla ifade edilir:Küçük köy, ufak el, mini kasa...
Bazen bu sıfatların yerini "Cİk, -Ceğİz" ekleri tutar. Bu ekler isimlere küçültme anlamı katar.
küçük tepe>tepecik küçük çocuk>çocukcağız

Not: Bu ekler her zaman küçültme anlamı katmayabilir; acıma ve sevgi; zavallılık ve küçümseme anlamları da katabilir:
Serçecik daldan dala atlıyor. (acıma)
Adamcağız korka korka ayağa kalkar. (acıma)
Bebeciğimi çok özledim, diyordu. (sevgi)
küçük insan>insancık (zavallılık)
zavallı kelimeler>zavallı kelimecikler (küçümseme)
"k" sesi ile biten sıfatlara -Cİk eki getirildiğinde sıfatın sonundaki "k" düşer:
küçük>küçücük ufak>ufacık alçak>alçacık minik>minicik

"-cE, -İmsİ, -İmtrak" ekleri de küçültme anlamı katar:
küçük>küçükçe büyük>büyükçe iri>irice yeşil>yeşilimsi sarı>sarımtırak

İSMİN HÂLLERİ:

İsimleri isimlere, fiillere, edatlara bağlayan, diğer kelimelerle ilişki kurarak isimlerin cümlede görev kazanmasını sağlayan eklere isim hâl ekleri denir. İsimlerin bu ekleri alarak yüklendikleri görevlere ismin hâlleri denir.
1. Yalın Hâl (Nominatif):Eki yoktur.İsimlerin hiçbir hâl eki almamış hâlleridir. Çoğul, iyelik ve bildirme eki almış olabilir. Bu durumda da yalın hâlde sayılırlar.
ev, okul, yol, çocuk, fikir, baba(sı), defter(ler), çalışkan(dır)...
Yapım ekleri de ismin yalın durumunu değiştirmez: kalemlik, bilgili, susuz, meslektaş...
Birleşik isimler de hâl eki almamışlarsa yalındırlar:dershane, tanksavar, gecekondu, bilirkişi...
2. Belirtme (Yükleme) Hâli: ı, -i, -u, -ü eklerini alan isimler bu duruma girer. Bu isimler genellikle belirtili nesne olur.
Defteri, okulu... Ali kitabı aldı. (Belirtili nesne)
ev-i gördüm, kapı-y-ı açtım, okul-u boyadılar, gül-ü koparmayın...
NOT : Türkçe'de üçt çeşit -i (-ı, -u, -ü) eki vardır. Bunları birbirine karıştırmamalıyız.
  • Köyü güzelmiş (iyelik eki)
  • Köyü gezdiler (hal eki)
  • Ört-ü, diz-i (fiilden isim yapma eki)
3. Yönelme Hâli:"-E" ekiyle yapılır. Yüklemin yöneldiği yeri, nesneyi ya da kavramı gösterir.
Yönelme hâlinde, ismin belirttiği kavrama yöneliş, dönme, yaklaşma, ulaşma söz konusudur. Yönelme hâlindeki kelimeler cümlede dolaylı tümleç ve yüklem olabilir. Dolaylı tümleç, yükleme sorulan "neye, kime, nereye" sorularının cevabıdır. Sinema-y-a git, ev-e dön...
4. Bulunma Hâli:"-dE" ekiyle yapılır.Eylemin yapıldığı yeri, nesneyi ya da soyut kavramı bildirir. Genellikle "kimde, nede, nerede"sorularına cevap vererek dolaylı tümleç olur. Babamda hiç para yoktu. (Kimde)
ev-de oturma, okul-da öğren, yurt-ta kaldı, devlet-te bulunuyor...
5. Ayrılma (Uzaklaşma, Çıkma) Hâli:"-dEn" ekiyle yapılır.Eklendiği kelimeyi dolaylı tümleç yapar; "çıkma, ayrılma, uzaklaşma" bildirir. İsmin ayrılma hâli, yani dolaylı tümleç, yükleme sorulan "nereden, kimden, neden" sorularının cevabıdır. okul-dan çıktı, ev-den ayrıldı, yurt-tan geliyor, devlet-ten istedi...

    -den ekini alan isimler bazen zarf tümleci olur. Sıkıntıdan her tarafı sivilce doldu. (Zarf tümleci)

    -den eki, bazen yapım eki olarak kullanılır. Bu durumda ya sıfat ya da zarf görevi üstlenir. Candan dost, toptan satış, içten davranış...

    -den eki bazen belirtili isim tamlamalarındaki tamlayan eki -ın, -in, -un, -ün 'ün yerini tutabilir. Çocukların biri ....Çocuklardan biri.

    -den ekini alan kelimelerle ikilemeler yapılabilir. Derinden derine sesler geliyor.

    -den ekini alan kelimelerle üstünlük anlamı taşıyan sıfat öbekleri oluşturulabilir. Gülden kırmızı yanak, Pamuktan beyaz eller...

6. Eşitlik Hâli:"-CE" ekiyle yapılır.Bu hâldeki kelimeler cümlede zarf tümleci ve yüklem olarak kullanılır.
Onun davranışları çok zaman delicedir.
Bu okulda yıllarca çalıştım dedi.
O gün sizi saatlerce bekledik.
Bu kararı sınıfça aldık.
Bugün milletçe sevinçliyiz.
7. Vasıta Hâli:"ile" edatı kullanılarak yapılır. "i" düşürülerek kullanılır. Bu hâldeki kelimeler cümlede zarf tümleci, edat tümleci ve yüklem olarak kullanılır.
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan. (edat tüml.)
İşi kolaylıkla başardı.
Ayağına gelen topa hızla vurdu.
Babasını sevinçle karşıladı.
O artık bizimledir.
Öğrencileriyle geziye gitmişti.
Arabasıyla evimize kadar getirdi.
İğneyle kuyu kazıyorsun.
Rüzgârın etkisiyle dallar sallandı.
Sonbaharın gelmesiyle soğuklar artmıştı.
Zilin sesiyle yarışma bitti.
8. İlgi Hâli (Tamlayan Hâli):"-(n)İn", "-dEn" ekleriyle yapılır ya da yalın hâldedir.
Kitabın yaprağı yırtılmış.
Ceket düğmesi
Öğrencilerden biri

İSİM TAMLAMALARI

İki veya daha fazla ismin, yeni bir anlam meydana getirecek şekilde birlikte kullanılmasıyla oluşan söz gruplarına isim tamlaması denir. Ad takımı şeklinde de söylenebilir.

İsim tamlamalarında ilk isme tamlayan; ikinci isme tamlanan denir. Bu kural iki isimden oluşan tamlamalar için geçerlidir. İkiden fazla isimden oluşan tamlamalarda genellikle son isim tamlanan diğerleri tamlayan olur. Fakat bu kurala uymayanlar da vardır.
Bahçenin duvarı. Bahçenin duvarının boyasının rengi. Bizim okulun tahta kapısı
Tamlayan Tamlanan Tamlayan Tamlanan Tamlayan Tamlanan
İsim tamlamalarının çeşitleri ve özellikleri şöyledir:

1-BELİRTİLİ İSİM TAMLAMASI

Tamlayan -ın, -in, -un, -ün , tamlanan -ı, -i, -u, -ü eklerinden birini alır. Tamlayan sesli harfle biterse -n kaynaştırma harfi; tamlanan sesli harfle biterse -s kaynaştırma harfi kullanılır. Bahçe-n-in kapı-s-ı
NOT :* "Su" ve "ne" kelimeleri bu kurala uymaz. Örnek: Su-y-un tad-ı, ne-y-in tad-ı.
    • Zamirler tamlayan veya tamlanan olabilir. Örnek: Bizim evimiz. Çocukların birkaçı...

    • Tamlanan isim sayı veya belirsizlik bildiren bir kelime olursa, tamlayan eki -ın, -in, -un, -ün yerine-den, -dan eki gelebilir. (Adamların ikisi....Adamlardan ikisi)

    • Bazı belirtili isim tamlamaları, sıfat tamlamasının ters çevrilmesiyle oluşur. (Taze balık...Balığın tazesi)

    • Bazı b.isim tamlamalarında tamlayan ve tamlanan yer değiştirir. (Çok verimlidir ovası Konya'nın...) (Konya'nın ovası...)

2-BELİRTİSİZ İSİM TAMLAMASI

Tamlayan, tamlama eklerini almaz. Tamlanan -ı, -i, -u, -ü eklerini alır. Bahçe kapısı, gönül dostu...

    Tamlayan somut veya soyut isim olabilir: Kitap kabı, duygu yoğunluğu

    Tamlanan somut, soyut isim veya isimleşmiş olabilir: Masa örtüsü, gurbet düşüncesi, dünya güzeli.(İsimleşmiş sıfat)

    Tamlayan çoğul eki alabilir: Öğretmenler odası...

    "Kendi" kelimesi, belirtisiz isim tamlamalarında tamlayan olabilir. Bunun dışındaki zamirler belirtisiz isim tamlamalarında tamlayan ve tamlanan olmaz.: Kendi evi...

    İsim-fiiller tamlanan olabilir: Gece yürüyüşü...

    Bazı belirtisiz is.tamlamaları kendisinden sonra gelen ismi niteler ve sıfat görevi kazanabilir: Deniz mavisi gömlek....

    Bazı belirtisiz isim tamlamalarında tamlama eki günlük konuşmada düşebilir: Hatay sokağı...Hatay sokak. Bu durumun yazıda gösterilmesi yanlıştır. (Lokanta Bahar) veya (Bahar Lokanta) yanlıştır. Doğrusu (Bahar Lokantası) şeklinde olacaktır.

    Bu tamlamalarda mecazlı anlatım görülebilir: Laf salatası, ömür törpüsü...

    Bazı belirtisiz isim tamlamaları kalıplaşarak birleşik kelime olmuştur: Kuşadası, hanımeli..

    Bazı belirtisiz isim tamlamalarının başına bir sıfat gelebilir: Kırmızı kadın ceketi...

    Bazen belirtisiz isim tamlamalarında sıfatın başa gelmesi dil yanlışlığına yol açar: Devlet Eski Bakanı (Doğru)... Eski Devlet Bakanı (Yanlış)

3 . TAKISIZ İSİM TAMLAMASI

Tamlayan ve tamlanan, tamlama eklerini almaz. Tamlayan, tamlananın hangi maddeden yapıldığını veya neye benzediğini bildirir. Takısız isim tamlamaları ile sıfat tamlamaları birbirine karıştırılmamalıdır.
Takısız İsim Tamlaması Sıfat Tamlaması
Tahta çanta Güzel çanta
Demir kapı Büyük kapı
Demir yumruk Sert yumruk
Badem göz Siyah göz
Çini vazo süslü vazo
Altın bilezik Burgulu bilezik

ZİNCİRLEME İSİM TAMLAMASI

En azından üç isimden oluşan tamlamalara denir. Dedemin dedesinin dedesi, Ayşe'nin kardeşinin okul çantası.
NOT: Zincirleme tamlamayı oluşturan kelimelerden en az biri sıfat görevinde kullanılıyorsa böyle tamlamalara KARMA TAMLAMA denir. Karma tamlamalar, isim tamlamalarının tamlayanı ile tamlananı arasına bir sıfat girmesiyle oluşabildiği gibi, iki sıfat tamlamasının birleşmesiyle de oluşabilir. (Babamın eski ceketi)(Güzel Türkiye'nin güzel çayı)